31 Ağustos 2012 Cuma

YENİ KUMAŞLARLA YENİ CİCİLER... :)

Bir alttaki postta(TIK) aldığım kumaşları sizlerle paylaşmıştım şekerler. İşte onların bir kısmı dikildi ve sizlerle karşı karşıyalar şu an... :)

İşte 25 kuruşluk kumaşlardan ilki... :) Aslında tunik dikerim diye almıştım. Baktım kocamannnn parça, etek dikeyim dedim. Maksi eteklere eklensin bir yenisi daha... :))

Yine ablamın kendine diktiği maksi eteği. Enleri bu sefer dar oldu, ama yürüyecek kadar da rahat. Biz de şuna karar verdik, maksi etekte yürümeye yetecek kadar  kumaş yeter, fazlasına hiç gerek yok, gayet de güzel durdu... :))

ve işteeee son parçaaaaa, bir adet bluz. Ben kumaşını beğenerek aldım, dikince çok daha hoşuma gitti... :))

Şimdilik bu kadar şekerler, en cici paylaşımlarda buluşmak üzere. Sevgiler... :)


29 Ağustos 2012 Çarşamba

ÇARŞAMBA GANİMETLERİ... :)

Yine bir Çarşamba gününden merhaba şekerler. Uzun zamandır bir pazar postu yapmıyordum. İşte bir pazar postu ile karşınızdayım... :)

Bir adet siyah ceket, tam aradığım gibi. 15 tl... :)

Bir cüzdan ve bir çanta yandan asmak için... Tanesi 3.5 tl... :)

İsteyene tunik, isteyene elbise... 10 tl... :)

4 parça kumaş 1 tl... :) Çizgili olan ablamın maksi etek yapmak için, diğerleri de benim, bakalım ne olacaklar... :))


En cici paylaşımlarda tekrar buluşmak üzere hoşçakalınnnn kızlar, sevgiler.... :)

27 Ağustos 2012 Pazartesi

KIŞ HAZIRLIKLARI... :)

Hepimizin evinde ziyadesiyle yapılan ve kış mevsimini daha bir rahat geçirmemizi sağlayan hazırlıklar. İşte bizim evde yapılan birkaç kış hazırlığı... :)

Gelsin ince ince sarmalar, yapraklar bahçeden... :)

Haşlanmış nohut, biz pilavda severiz. Ayrıca salata da için harika bir alternatif... :)

Konserve enginar aldığımızı hiç hatırlamam, pazardan alır, kendimiz temizler, haşlar ve dolaba kaldırırız. Bir de enginarın cinsi lokum gibi ise, offff o yemeğin tadı bir harika olur. Biliyorsunuz enginar karaciğer için çok faydalı, yılda bir kez muhakkak tüketilmeli... 

İşteeee en sevilen makarna, ev makarnası, böyle az sulu sulu haşlanırsa tadından yenmez... :)

Evetttt bizde kış hazırlıkları böyle bayanlar, sizde neler var... :))

22 Ağustos 2012 Çarşamba

BAKÜ'DEN HEDİYELERİMMMM... :)

Bir bayramı daha geride bıraktık şekerler. Allah daha nicelerini sağlık ve huzurla karşılamayı nasip etsin. :)

Bu arada bayram öncesi Bakü'den gelen arkadaşım bana şu görmüş olduğunuz cicileri getirmiş. Her geldiğinde muhakkak bir şeyler getirir sağolsun. 

Daha önceden beyaz inci kolyeler getirmişti. Şimdi de siyah inci küpe ve kolye getirmiş. Siyah inci çok bulunan bir şey değilmiş. Her zaman denk gelmiyormuş, denk geldiği ilk anda da hem bana, hem de kendisine almış canım arkadaşım sağ olsun... :)

Daha önceki Bakü hediyelerim için TIK TIK... :)

19 Ağustos 2012 Pazar

NİCE BAYRAMLARA HUZURLA... (:


Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan..
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık..
Bayramdır elden ayaktan düşmemek zihinden önce bedeni kaybetmemek kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek..
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır..
Küsken barışmak ayrıyken kavuşmak suskunken konuşmak bayramdır..
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi sevdalı bir elin tende gezmesi nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.. 
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır ilk söz bayram ilk adım ilk yazı ilk karne bayram..
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.. 
"İyi ki yanımdasın" bayram "Her şeyi sana borçluyum" bayram "Hiç pişman değilim" bayram..
Evlatların mürüvvetini görebilmek eve dolu bir torbayla gidebilmek konu komşuyla yarenlik edebilmek akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır..
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.. 
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram..
Bunların kadrini bilirseniz kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın öyledir diye size deli demezler. 
Deseler de böyle delilik bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.. 
Her gününüz bayram olsun.!


Can Dündar...

16 Ağustos 2012 Perşembe

BAYRAM ÖNCESİ... :)



Sanırım çoğu evde durumlar böyle bu sıralar... :)

Biz ayrıca tatlımızı da yaptık, bu şerbetsiz hali. Yarın akşam şerbetleriz artık... :)
Tarif için TIK TIK...

Siz de ne var ne yok şekerler bayram öncesi.... :)

14 Ağustos 2012 Salı

GİRİT KÖFTESİ... :)

Efendim hemen bir köfte bekliyorsunuz doğal olarak, ama maalesef köftesiz bir köfte bu... :))) Mantı denmesi daha doğru olurdu bence, niye böyle denmiş bir fikrim yok... :)

Tarifi Fincan Teyze bloğunda gördüm, şöyle bir yutkundum ve ilerleyen günlerde denemeye karar verdim... :)
Tarif için şuraya TIK TIK.

Tek fark biz kızartma yapmadık, fırına attık sardığımız börekleri. Farkı bilemiyorum ama böyle de gayet güzel 
oldu. Tavsiye ederim. Bu arada ben tarifin yarısı yaptım... :)

Ayrıca benim blogda paylaştığım hazır yufka mantısı vardı. Tat olarak çok benziyorlar, tek fark onda içine patates katılmıyor ve de o küçük küçük kesiliyor.Ona da bir baksaydık diyenler için  TIK TIK.

Bu arada herkesin kandili mübarek olsun. Allah hepimizin hayırlı dualarını kabul etsin, dualarla... (:

12 Ağustos 2012 Pazar

DİKTİĞİM PANTOLON ETEĞİM VE KOMBİNLER... :)


Aslında bu diktiğim üçüncü pantolon eteğim. Sanırım en çok bunu beğendim ve sizinle paylaşmak istedim. Hemen de kombin fotoları ekledim, hem sizlere de fikir olsun şekerler... :)

Bu sefer daha geniş olsun istedim, kumaşım da yetince kalıpla biçtimmmm... :) Tam istediğim gibi oldu çok şükür... :)

İşte ilk kombinim. Bluzumu şuradan hatırlarsınız. TIK TIK. 

İşte ikinci kombinim. Bluzu yine şu posttan hatırlarsınız. TIK TIK.

İşteeeee üçüncü ve son kombinnnnn. En sevdiğim, çünkü penyemi çok seviyorummmmmm... :) O da tatilden, pırtı pazarı hatırası... :) Pırtı pazarı mı ?  TIK TIK .


Eeeee siz en çok hangisini beğendiniz kızlar? 

10 Ağustos 2012 Cuma

BOL MAMALI BİR POST... :)


Ne postu yapsam diye düşünürken, fotolar beni bol mamalı bir post yapmam konusunda ikna ettiler... :) O kadar çok foto çekmişim ki, sizlerle paylaşmak istedim... :)

Bahçeden bol bol böğürtlen toplanıyor, hatta suyu kaynatılıp içiliyor ve lezzet olarak hazır meyve sularının çookkkkk ötesinde olduğu görülüyor... :)

Edremitten alınan zeytin ve zeytinyağları bol bol tüketiliyor... (:

Bahçeden toplanan erik komşulara dağıtılıyor, maşallah bu sene yıkılıyoooo... :)

Arada yaptığımız ekşimikli biber. Biberler doğranıp yağda kızartılıyor, sonra lor diye de bilinen ekşimik katılıyor. Sahura önerilir. Ama biz iftara yapıp karpuzla tükettik. İkisi çok uyumludur, bilginize... :)

Ablamın iftar davetinde bize yaptığı börek tam not aldı. Tarifi bir blogta gördüm, ama adını hatırlamıyorum. İçinde patates, kaşar peyniri, sucuk var, yoğurt sıvıyağ sosu aralara kullanılıyor, üste kalan sos ve bir yumurta sürülüyor, varsa da haşhaş. Muhteşem bir tat... :)

Yine ablamın yaptığı salata. Tüm malzemeler ufacıcık doğranıp, nar ekşisi ile bütünleşiyor. Harika bir salata. :)

Yine ablamın ilk defa denediği Laz Böreği. Aslında tatlı, biz beğendik. Tarifi çok yakında... :)

Hepinize hayırlı Cumalar şekerler, dualarla...



6 Ağustos 2012 Pazartesi

GEZİ NOTLARI... :)


Bol fotolu ve bol mamalı bir post ile karşınızdayım. Tatilimizden bazı detayları paylaşmaya devam... :)
Biliyorsunuz Balıkesir taraflarına gitmiştik bu yaz. Üniversiteden arkadaşım Edremitli, buluşmuş Cunda Adasına gitmiştik beraberce. Birgün de Edremit'e gittik, evlerini ziyaret ettik... :)

Arkadaşımın evinde dikkatimizi çeken yastık. Betüşümün dedesi Kore gazisiymiş ve bu yastıklar da Japonya'dan . 4-5 tane getirmiş hatıra niyetine. Pirinç tarlasında çalışan 2 Japon ve onlar için kutsal olan Fuji Dağı. Bu kalan son yastık ve arkadaşımın annesi bu yastığa gözü gibi bakıyormuş... :)

Arkadaşım bizi Edremit çarşısında dolaştırdı. Sıra sıra zeytin ve her türlü ürün satan dükkanlar vardı. Zeytin memleketine gidip de, zeytin ve zeytinyağı almamak olmazdı... :)

Aynı dükkanda şu görmüş olduğunuz mantılara rastladık, gözüme çok hoş gözüktüler. Sanırım kızartmışlar, bildiğimiz klasik mantılardan farklı. Bu şekilde de yenilebiliyor, görevli kız hafif ılık suyla ıslatmamızı söyledi, biz öyle yaptık ama çok hoşumuza gitmedi, acaba bilen var mı nasıl pişirildiğini... :)))

Yolculuk boyunca karadut yazısını görmediğimiz alan yoktu sanırsam, dönüşte biz de konsantre olanından aldık, orda da suyunu içtik, tek kelimeyle harikaydı soğuk soğuk... :)

Yol boyunca rastladığımız köylü pazarları, yok yok... :) Her şey bol, her şey taze. Zeytin, zeytinyağı, erişteler, taze meyveler, taze badem ki gerçekten taptazeydi. Her şey harikaydı... :)

Yol boyunca minik yeğenimin hayranlıkla baktığı rüzgar gülleri... :) Dönüşte o kadar rüzgar vardı ki, araba sürerken bile anlaşılıyordu rüzgarın şiddeti. Bu rüzgar güllerinin bölge için isabet olduğunu düşündük doğal olarak... :)

Dönüşte Bursa'ya uğradık. Bursa'da ne yenir, İskender, peki ne alınır Kestane şekerii, nerden alınır Kafkas'tan tabiki deeee... Vakti zamanında bu lezzeti benimle tanıştıran Bursalı arkadaşıma da burdan selamlar... :))

Şimdilik bu kadar şekerler, hepinize güzel bir hafta diliyorum... :)


5 Ağustos 2012 Pazar

LAYYY LAYYY LAYYYYY... :)


Bir mesaj sizi bu kadar mutlu edebilir mi? Beni etti, hem de çok.... :) 




Hocam merhabalaar, sizi görmeyeli çok uzun zaman oldu, facebooktan sizi takip ediyorum. 
Ama görmek, uzun uzun  sohbet etmek nasip olmadı. Sizi çok iyi gördüm, hiç değişmemişsiniz. Ben de sizin yolunuzdan ilerliyorum, seneye okulum bitecek inşallah.
İngilizceyi bana bu denli sevdirmeseniz bu bölümü okumazdım herhalde. İnşallah ben de 
ilerde sizin gibi bir öğretmen olurum, en kısa zamanda görüşmek dileğiyle...


Aslında bu tarz mesajları birçok kez aldım ve de duydum (övünen insan modeli :)))), eski 
öğrencilerimden gelen mesajlarda özetle hep şu vardı. '' Hocam, iyi ki bizi o kadar 
sıkmışsınız''. İnanın hepsinde ''işte bunu duymak çok güzel'' dedim. Gerçekten emeğinizin 
karşılığını almak kadar güzel bir olay yok, neden SWOT olduğumu anlamışsınızdır artık... :)



Hepinizi öpüyorum şekerler, en güzel paylaşımlarda buluşmak üzere... :)

3 Ağustos 2012 Cuma

KOTON BLUZUM... :)


Kumaş bir yerlerden tanıdık geldi, hafızamı yokladım. Koton'da kıyafetler vardı aynı kumaştan, ben de hemen alıverdim kumaşı semt pazarından... :)) Zaten kumaşın üstündeki yapışık etikette müşteri adı Koton yazıyordu. :)) Kumaşın son parçası bana kalmış sanırım... :)

Uygun renk kemer olmayınca, uygun renk bir kurdela buldum. Kurdela ile kombinlemeyi düşünüyorum... :))

 İşte biçim aşamaları, kalıpsız çok basit olarak biçtim. Hatta sabun göstermez diye, tükenmez kalemle hafif hafif işaretledim... :))

:))) Çok basit bir çizim ama, burda daha net olsun, birkaç soran arkadaşa da fikir olmuş olur. Kumaşımızı boyuna dörde katlıyoruz ve şekildeki gibi biçiyoruz. Bu şekilde istediğiniz uzunluk ve genişlikte bluzlar dikebilirsiniz... :))

Hepinize hayırlı bir hafta sonu diliyorum, sevgiler... :)


2 Ağustos 2012 Perşembe

YUMURTA SEVERLER BURAYA... :)


Yumurta sever miyim, açıkçası çok değil. Ama nette paylaştığım bu fotoyu sizlerle paylaşmak istedim. Aklımda denemek gibi bir fikir var... :)))


Sizce başarılı olur muyum kızlar... :))