13 Ocak 2017 Cuma

OKULUMUZDAN YARDIM KERMESİ...

Şüseal Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Kulübü olarak Halep için yardım kermesi düzenlendi. Sabahın erken saatlerinde başladığımız kermese ilgi büyüktü. Kermes için emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum. 




9 Ocak 2017 Pazartesi

KAR TATİLİ... (:

Kar tüm Türkiye'yi esir almış gibi görünüyor, ilimizde de sayın valimiz okulları tatil etti bugün. Hafta sonu Halk Eğitim tatil değildi, dolayısıyla kursumuza da gittik. 

Bir günde diktiğim tuniğim, kumaşın rengine vuruldum ve aldım 2 tl idi fiyatı. Kombinleyip de yayınlarım inşallah... (:

                            Yol boyu çekilen kar fotolarından sadece biri, huzur veriyor insana...

Geçen hafta okulumuzu ziyarete gelen eski öğrencimin jesti, sağolsun. Büyüdü de İngilizce Öğretmeni oldu... :)

Okulumuz dağ manzaralı ve kar yağdığında manzara ayrı bir güzel oluyor... :)

Ülkemizden esprili kardan adam fotoları, biraz gülelim... :)

İyi ki güzel yürekli, merhametli insanlar var... :)

4 Ocak 2017 Çarşamba

SON ZAMANLARDA... (:

2017' nin bu ilk günlerinden hepinize merhaba. Bir kez daha gördük ki zaman olanca hızıyla ilerliyor. Zaten bunun her an farkındayız, okulda da öyle. 1. Dönemin bitmesine 2 hafta kaldı resmen, nasıl da bitiyor çabucak, cidden anlayamıyor insan... (: 

Teyze ziyaretinde yakaladığım huzur köşesi, bazen huzur o kadar basit ki... 

Dikiş kursunda diktiğim son parça, sadece ilikler açılacak. Kombin fotosu çekersem yayınlarım inşallah... :)

9. sınıfların akıllı tahtadaki sürprizleri, seviliyorlar... :) 

Yaşı kaç olursa olsun, çokomel sevenler parmak kaldırsın... :)

Bizim 12. sınıflarımız mezun oluyorlar. Fotoğraf çekimleri bu hafta yapıldı. Hayırlısıyla mezun olurlar inşallah. Deprem senesi çocukları olarak bizi biraz uğraştırsalar da seviyoruz kendilerini... :)

8 Aralık 2016 Perşembe

VAN' DAKİ KARDEŞ OKUL...

Okulumuz Rehberlik Servisi aracılığıla Van ilimizde bulunan bir köy okuluna yardım kampanyası başlatmıştık. Kıyafet, bot, okul araç gereçleri, oyuncak ne varsa arkadaşlar organize olup kargoya verdiler. Kargo okula ulaşmış ve öğretmenleri de fotoları Rehberlik Hocalarımıza ulaştırmışlar. Gözlerindeki mutluluk ve ışıltı görülmeye değer. Sizce de öyle değil mi?








6 Aralık 2016 Salı

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama


Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu


YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.

haydar-colakoglu-gorsel


haydar-colakoglu


haydar-colakoglu-teb


Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.



YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.



Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye


Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.


Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Aralık 2016 Pazar

DERİ CEKET...





      Bu yıl itibariyle Halk Eğitim dikiş kurslarına başladım. Haftasonu 2 gün devam etmeye çalışıyorum. Beraber yazıldığımız ve sonrasında tanıştığımız arkadaşlarımızla ve tabiki de sevimli hocamızla güzel bir ortamımız var.
Bu kursta diktiğim 2. kıyafetim. Genelde dış kıyafet dikmeye çalışıyorum ve de seviyorum. İşte bu da deri ceketim. Omuzlarından pens attık. Büyük cepler çalıştık. Ortaya böyle bir ceket çıktı. Bakalım sırada ne var. Bittikçe paylaşmaya çalışacağım.  Görüşmek üzere şekerler... (:

11 Ekim 2016 Salı

MAÇKA AYAĞI...

Evet size geleneksel bir tarif Maçka Ayağı. Hünkariye olarak diye biliniyor, ama farklılıklar söz konusu. Bu memlekette yani Makedonya'da kül suyu ile yapılan bir tatlıymış. Hatta çocukken komşumuzun getirdiği tatlının tadı hala damağımdadır. İşte size tarif geliyorrrr...


Malzemeler: 1 su bardağından 1 parmak eksik sıvı yağ, 1 Sb su, 2 sb süt,  1 çay kş karbonat, 1 paket kabartma tozu, 2 yumurta, 1sb un, 1 sb irmik.
Şerbeti: 5 sb su, 4 sb şeker.

1 br su, sıvı yağ,  2 bardak sütü ocağa koyuyoruz, kaynamaya başlayınca irmij, un ve kabartma tozu karışımını ekleyip kısık ateşte karıştırıyoruz. 2-3 dk hamur toparlanınca ocağı kapatıyor ve soğumaya bırakıyoruz. Soğuyunca içine 2 yumurta kırıp,  1 çay kaşığı dolusu karbonatı atıp iyice karıştırıyoruz. Sonra yağlanmış tepsite ceviz büyüklüğünde yuvarlayıp en sin ortalarına parmak batırıyoruz. Kızgın fırında kızarana kadar pişiririyoruz. Bu arada şerbeti pişirip 10 dk kaynatiyoruz. Sıcak şerbeti sıcak tatlıya döküp yine 1- 2 dk fırına sürüyoruz. Fırını kapatıp şerbeti çekene kadar içinde tutuyoruz.

Evettt seveceğinizi düşündüğüm leziz mi leziz bu tarifi denemenizi tavsiye ediyorum. Şimdilik hoşçakalın.

9 Ekim 2016 Pazar

DIZMANA TARİFİ...

Evetttt uzun bir aradan sonra bir tarifle karşınızdayım. Umarım hepiniz iyisinizdir şekerler. Her zaman arayı açmamak için direniyorum, ama bir bakmışım diğer hesapları daha çok kullanıyorum.
Bugün sizlerle geleneksel bir hamur işi Dızmana tarifi payşacağım. Umarım beğenir ve en yakın zamanda denersiniz. İşte tarif;


Önceden 1 yemek kaşığı kuru maya, 1 yemek kaşığı toz şeker,  1 bardak ılık suyla ıslatılır ve bekletilir. Kabarınca 1 bardak süt, yarım bardak sıvı yağ, 1 yumurta beyazı, tuz, aldığı kadar un( 6 bardak civarı) ile bir hamur elde edilir. Hamur kabarınca yağlanmış tepsiye ceviz büyüklüğünde aşağıdaki gibi dizilir ve 3 parmakla şekil verilir.

1 bardak yoğurt, 1 yumurta+ 1 yumurta sarısı, 1/3 bardak sıvı yağ, az tuz çırpıp tepsi mayası aldıktan sonra hamurların üstüne dökülür. Çörek otu serpilir ve kızgın fırında pişirilir. Islak bir hamur olduğu için hemen pişmeyebilir ve altını daha önce kapatmanız gerekir. Sıcakken yemeniz gereken puf puf bir hamur, deneyenlere şimdiden afiyet olsun. :)







12 Haziran 2016 Pazar

SAMEK BEZ BEBEK KURSU ve SERGİSİ...

Sevgili dikiş hocamın Sakarya'da ilk olarak açtığı Bez Bebek kursu büyük ilgi topladı. Sene sonunda yapılan tüm çalışmalar Samek yıl sonu sergisinde sergileniyor. Hepsi birbirinden şeker şu bebeklere bakar mısınız, ben sene boyunca yapım aşamalarına az çok tanık oldum. Hatta malzemeleri aldım, başlamak nasip olmadı. Ama bir gün kesinlikle ben de yapacağım inşallah... :))

Oğlu ve gelini doktor olan bir kursiyerin yaptığı bez bebekler... :)


     ve diğerleri için sizi izlemeye alıyorum. Ben hepsine bayıldım doğrusu... :)










Serginin diğer fotoğraflarını inşallah başka bir postta yayınlayacağım. şimdilik esen kalın... :I

30 Mayıs 2016 Pazartesi

BİR KİTAP, BİR FİNCAN ÇAY, ÇOKÇA HUZUR...

Uzun zamandır böyle konsantre kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Arkadaşımla "hadi Sapanca'ya gidelim." kararıyla, kendimizi nezih bir kafenin bahçesinde, göl kenarında kitap okurken bulduk. Bol temiz hava, yanımızdan geçen ördek eşliğinde kitaplarımızı okuyup, göle karşı çayımızı yudumladık. Ara ara dertleştik, fikir alışverişinde bulunduk. Şükür ettik, tefekkür ettik, sevdiklerimize dua ettik. Yeni yerler keşfedip, buraları başkasının keşfetmemesini diledik. (:



    Huzur dolu bir haftaya merhaba...

23 Mayıs 2016 Pazartesi

ÇANAKKALE ŞEHİTLİKLERİ GEZİSİ- 2

Bir kaç gün önce Çanakkale gezimizin ilk postunu paylaşmıştım. Merak edenler için TIK TIK


İşte gelelim gezimizin ikinci kısmına. Sabah uyanır uyanmaz otelde kahvaltımızı yaptık ve yola koyulduk. İlk adres Eceabat istikametiydi. Feribota binerken, otobüsümüze bir poşet meşhur Eceabat simidi yollandı. Öğrencilerimizden birinin dayısı oradaymış, bize jest yapmış. 


Eğer bir gün yolunuz Eceabat'a düşerse sakın bu simitten yemeyi ihmal etmeyin, zira simit yemiş sayılmazsınız.... :)

 Eceabattan Şehitliklere doğru ilerlerken bize eşlik edecek Rehberimizi de otobüsümüze aldık ve duygu yüklü, tarihi gezimiz bir taraftan da başlamış oldu. İlk durağımız 57. Alay idi. Buram buram tarih kokusunu içimize çekerek oraları anlamaya, dinlemeye başladık. 

 Pazar günü olması nedeniyle hayli kalabalıktı, ama rahatsız edici boyutta değildi. Rehberimiz buraları ziyaret için en ideal günlerin Salı, Çarşamba ve Perşembe olduğunu belirtti, aklınızda bulunsun.

 Diğer istikamet Conk bayırı idi. Manzara müthişti, ama manzaraya karşı içimizde oluşan karışık duygular oluşması gerekendi sanırım. Rehberimizin anlatımlarıyla gerek duygulandık, gerek orada canını vermiş binlerce vatan evladına karşı minnet duyduk. Allah hepsinin mekanını Cennet eylesin...

       Çanakkale Anıtı, her adım solumaya değer gidilmesi gereken ilk yerlerden...

 Bilinçli bir grupla gittiğimiz için bu geziden daha da keyif aldık, hatta Rehberimiz de memnuniyetini dile getirdi. Zira oraya gelip anlatılanlarla dalga geçen çok fazla gencin olduğunu duyunca, öğrencilerimizle bir kez daha gurur duyduk.

Zira '' Gezimiz burada sona erdi'' diyen Rehberimize '' Hayır bitmesin'' diyen öğrencilerimiz vardı.

 Son durağımız Şahindere Şehitliği idi. Diğer tüm yerlerde mezarlar sembolik, sadece burada gerçek mezarlar var. Allah rahmet eylesin...

Buradaki Şehitlikte sadece bir mezarda isim yazıyor. O da şehit düşen oğlunu bulan baba, en azından mezarı belli olsun diye alıp getiriyor. Duygulanılan yoğun anlardan...

Eğer olur da yolunuz buralara düşmediyse, kesinlikle bir yolunu bulun ve gelin. Özellikle bir Rehber eşliğinde buraları soluyun. Vatan toprakları için canını ortaya koymuş binlerce evlattan Allah razı olsun, Allah rahmet eylesin.