11 Kasım 2018 Pazar

11.11

Evet selamlar, en sevdiğim tarihlerden 11.11' de  bir post gireyim dedim. Bakalım ne var ne yok bu taraflarda... :)

 Bu yıl kursta diktiğim elbisem. Tam hayal ettiğim gibi... :)

 Kitap yurdundan sipariş ettiğim kitaplarım. Okunmaya başlandılar bile... :)

Damarıma işleyen kitaplardan. Kah güldüren, kah ağlatan. Seviyorum bu kadının tarzını... :)

Geçenlerde ödevini yapmayan ve özür dileyen öğrencimin mektubu. Bu erdemi herkes gösterebilse ne güzel olur... :))

Bu da burada dursun. Anlamlı bir söz olaraktan.. :))

En kısa zamanda görüşelim arayı uzatmadan. :)

27 Ekim 2018 Cumartesi

SON ZAMANLARDA...

Merhaba sevgili okuyucu. Uzun zaman olmuş sessiz sedasız buralarda takılalı. Yoğun, bol koşturmacalı günler devam ediyor. Uzun ara vermişken bir '' son zamanlar'' postu yakışırdı. 

Bir öğle arası arkadaşla buluşmaca.Yeni okulumun parka yakın olması. Hava güzelse affetmeyiz. :)

                          Kuzenlerle kahvaltı sonrası kahve molası. Huzur veren günlerdendi...

                                Derse girdiğimde karşılaştığım tablo.  9-D. Sizi çılgınlar... :)))

    Gün soframdan bir foto. Menü klasik şeyler. İstek üzerine arkadaşlarımın istediklerini yaptım. Bizim meşhur Macır mantısı, katık dolması, sarma, kırmızı biber salatası, ekşimikli poğaça, çatlak kurabiye ve yeni denediğim Türk usulü tremisu. Tatlının tarifini de bir gün paylaşırım inşallah... :)

ve Aşkım Kapışmak ''Elma Dersem Çık'' gösterisinden bir foto. Seviyorum tespitlerini...


Şimdilik bu kadar. Arayı açmadan görüşmek üzere... :)

14 Eylül 2018 Cuma

GÖLCÜK TABİAT PARKI, BOLU...

Tatili fırsat bilip günübirlik gittiğimiz yerlerden Tabiat Parkı. Aynı günde Bolu' da bir kaç yere gittik. Burası zirveydi benim için... :)

Malum şu ev. Merak edip baktım. Nedir, kimindir? Devlete ait bir mülk olduğu belliydi zaten. Orman Bakanlığı' nın misafirhanesiymiş. Eee malum bakanlar, diplomatlar... :)) Oysa şu göl evinde kim olmak istemezdi ki? :))) 

Nilüferlerin bir kısmı hala açıktı. Rengarenk. Pembe, sarı, mavi... :)

Tabiat parkına giriş otomobil için 15 tl. Sanırım kişi başı girişleri de 5 tl idi. Burada isterseniz piknik yapabilir, isterseniz restoranlarda da takılabilirsiniz. Ayrıca konaklamak için de yerler var. 

Gölün etrafı 1300 metre imiş. Aheste aheste yürüyüş yaparak gölün etrafını dolaşabilirsiniz. Biz gittiğimizde hava ne sıcak, ne soğuktu. Gölün tadını çıkara çıkara bir tur attık. 

Buraya dair izlenimlerim çok ama çok olumlu. Çok huzurlu, insana keyif veren, çok temiz ve sakin bir yer olarak aklımda kaldı. Bir de kar zamanı görmek süper olurdu. Nasip bakalım... :))

Yolu düşenlere şiddetle tavsiye... :)


29 Ağustos 2018 Çarşamba

TARAKLI , SAKARYA...

Taraklı Sakarya iline yaklaşık 45-50 dk uzaklıkta şirin bir ilçe. Her yerini çok kısa sürede gezip görebilirsiniz. Hatta yakın yerler bile gezinize dahil olabilir. Mesela Göynük gibi... 

İlçenin tarihi bayağı eskilere dayanıyor. Burada tarihi evler, tarihi konaklar bulunmakta. 

Taraklı merkezi minik bir yer. Alışveriş için konakların altlarında dükkanlar var. Burada gerek yöresel eşyalar, gerek yöresel tatlar satılmakta...

Ahşap Yakma Sanatı üzerine bazı çalışmalar, isterseniz özel bileklik ya da anahtarlıklar da yaptırtabilirsiniz... 

Avm ya da çarşılarda gördüğünüz lüks saat dükkanlarından çok çok uzak . Minik ve huzurlu bir saat dükkanı...

Kültür Evi'nde karşıma çıkan eski dikiş makinası. Her yerde bulurum bir tane... :)

Yukarıda da yazdığım gibi yöresel lezzetler her yerde olduğu gibi burada da var. Ama Taraklıya özgü ne var derseniz, size Uhud Tatlısı tavsiye edebilirim. Bildiğiniz tatlılardan değil, sabahları gereksiz çikolatalar yerine sofralarınızı süsleyebilir. Bu tatlı buğday ve sudan yapılıyor. Yapımı biraz zahmetli ama faydaları oldukça fazla.

Bunlar da bizim payımıza düşenler. İncirler yol boyunca rastladığımız köylülerden, kızlcık kendimiz yol boyunca ormandan topladık. Uhud Tatlısı almadan da olmazdı. 

Hem göze, hem kulağa, hem mideye hitap eden bir gezi için Taraklı' ya yolunuz düşerse bir uğrayın derim... :))



26 Ağustos 2018 Pazar

ŞAHSİYET, DİZİ TAVSİYE...

Bir kaç ay önce bir arkadaşımın tavsiye ettiği diziyi izlemek ve bitirmek ancak nasip oldu.

Başrollerinde Haluk Bilginer oynuyor. Tek kelimeyle oynamıyor, yaşıyor bence. Normalde de iyi bir oyuncu olduğunu düşünmüşümdür, ama bu dizi ile kesinlikle zirvede oyunculuğu. 

'' Agah Bey emekli bir adliye memurudur. Kendine ait evinde kedisiyle yaşar. Kedisine mama vermeyi unutur ve alzheimer teşhisi ile hayatı altüst olur. Gittiği doktor hayatta ertelediği şeyler varsa yapmasını tavsiye eder. Agah Bey de önceden aklında olan ama bir türlü cesaret edemediği şeyleri yapmaya karar verir ve olaylar başlar. ''

Dizi Türk dizisi standartlarına göre çok çok iyi. Tabiki de eleştirilecek noktalar var, ama genele bakılırsa övgüyü hakediyor. Ben 12 bölümü çok kısa sürede bitirdim. Sürükleyici, ama arada akmadığı yerlerde yok değil. Bir de keşke özümüze geri dönebilsek, başka ülkelerin kendi yaşam tarzlarından kaynaklı detaylar olmasa. Eleştireceğim bir kaç detay. 

Dizinin tamamında çok ince mesajlar var gerçekten hak vereceğiniz. Toplumsal konulara parmak basıyor. Arada sizi şaşırtıyor. Görüntü kalitesi, müzikler hepsi yerinde. 10 üzerinden 9 diyorum... :)

Dizi arayışında olanlara tavsiye ediyorum, şimdiden iyi seyirler... :)

22 Ağustos 2018 Çarşamba

BUGÜN BAYRAAAMMM... :)

DÜN POST YAZARKEN PATTT DİYE ELEKTRİKLER GİDİVERDİ. BAYRAM MESAJIM DA BUGÜNE KALMIŞ OLDU.... :)

 HEPİNİZE MUTLU, HUZURLU VE SAĞLIK DOLU NİCE BAYRAMLAR DİLİYORUM... :)


8 Ağustos 2018 Çarşamba

MUTLULUKKK...

Mutluluk bazen en basit şeylerde gizli, o yüzden fazla beklentiye girip kasmamak lazım. Hem her zaman dediğim gibi beklenmedik şeyler daha çok mutlu ediyor. :))

Mutluluk arkadaşınızın sizin için hazırladığı sofra...

 Öğrencinizin tatilde kendine bileklik alırken sizi de hatırlaması...

Sabah açmış olarak gördüğünüz kaktüs çiçeği...

Havalar çok sıcak diye öğrencinizin hediye ettiği yelpaze, masanıza bırakılan sürpriz Eti Cin... :)

 Öğrencinizin Afyon' dan gelirken getirdiği Kaymak lokum...

Yine bir öğrencinizin bahçesinden topladığı incirler ve başka bir öğrencinizin size de aldığı pamuk şeker... :)

Kuzenin hazırladığı salataya iliştirdiği bahçede yetişen minicik domates... :)

Kabul ediyorum çoğu önce göze, sonra mideye hitap eden şeyler... Ya da böyle denk gelmiş diyelim... :))) 

Küçük ama huzur veren mutluluklarınız olsun sizlerin de... Görüşmek üzere... :)

4 Ağustos 2018 Cumartesi

FINDIK KREMALI KURABİYE ve GÜN SOFRASI...

İşteee bir gün sofrasından daha merhabalar... :))
Her sofranın bir assolisti oluyor. Bu sofradaki assolist ise Krema Kaplı Kurabiye idi.
Tarif sofra detaylarından sonra geliyor... 

Sofrada bulunanlar size fikir olması açısından; Patatesli çarşaf böregi, ıspanaklı börek, sarma, cevizli kabak salatası, patlıcanlı, kırmızı biberli salata, kedi dilli pasta veeeee kurabiyee... :)

Gelelim bu müthiş kurabiye tarifine. 200 gr yumuşatılmış tereyağ ya da margarin(tercih tereyağ), 2 yumurta, 2 su bardağı nişasta, yarım su bardağı pudra şekeri, 1 çay bardağı sıvı yağ, kabatma tozu, aldığı kadar un, fındık ezmesi ve kavrulup çekilmiş fındık. Fındık kreması ve fındık hariç tüm malzemeler karıştırılıp yumuşak bir hamur elde edilir. Oklavayla açılıp bardakla yuvarlaklar kesilip hafif pembeleşinceye kadar pişirilir. İçe gelecek kısmına fındık kreması sürülerek 2 parça yapıştırılır. Kenarlarına da krema sürülerek çekilmiş fındığa bulanır ve afiyetle yenir.

İstisnasız herkesin beğendiği bir kurabiye oldu. Arkadaşımızın ellerine sağlık. 
Deneyenlere şimdiden kolay gelsin... :)

28 Temmuz 2018 Cumartesi

SEVİMLİ VE DOĞAL HEDİYELER...(;

Bu ara sürpriz hediyelerle karşı karşıyayım. Hediyenin sürpriz olanı çok güzel oluyor. Bir de böyle bahçeden, doğal, el emeği olunca tadından yenmiyor... :))

Kırklı yaşların başında bir öğrencim var. Çok ama çok hevesli. İngilizce öğrenmek çok istiyor. Mücadele etmesi gereken bir hayatı var. Gayreti kesinlikle takdire şayan. Kısa sürede güzel bir enerji yakaladık dersler konusunda. Ders öncesi pat diye önüme bırakıyor sevimli hediyelerini. Şeftaliler kendi bahçelerinden, kahveyi de anneciği taaa Bulgaristan'dan getirmiş. Üzerinde ufak bir ametist taşı iliştirilmiş. Kahve içerken fincan tabağıma koyup, pozitif enerji yükleyeyim... :)))

Yine bir gün bahçeden topladığı salatalıklar, ayrıca İngilizce pratik yaparken simit ile tost yapmayı sevdiğini söylediği domates-biber sosu. ''Size de getiririm hocam '' derken öylesine dediğini düşünmüştüm... :))

veeeeee bileklik yapmaya özenen, pazardan annesine 5 poşet boncuk aldıran ve bu işe sıkı bir giriş yapan yeğenin şahsıma gönderdiği aşırı emek içeren bilekliği... :))) Peki hediye paketinin üstündeki nota ne demeli. Benim o... :)))

24 Temmuz 2018 Salı

DİKİŞTE GERİ DÖNÜŞÜM... (:

Evettttt bir dönüşüm projesinden merhaba hepinize.... Aslında kıyafetleri çok fazla dönüştüren biri değilimdir. Çok severek diktiğim ve çok az giydiğim iki eteğim vardı. Yaz günlerinde en çok giydiğim pantolon etektir. Hem bol, hem de giymesi kesinlikle çok daha rahat. Bu sebeple dolapta bekleyen bu iki eteği dönüştürmeye karar verdim. İşte sonuç... :))

 Blogda eski etek halini ve kombin fotosunu görmek için TIK TIK. 

Bu pantolon etek de aynı şekilde maksi etekten dönüştü, ama desene dikkatinizi çekerim, bu kadar mı denk gelir, harikayım... :)))

Sırada bekleyen bir sürü post var, ama no time, yes work... :)))
Görüşelim en kısa zamanda... :))