10 Kasım 2011 Perşembe

BAYRAM KOMBİNİ... :))

Bir bayramı da geride bıraktık. Allah sağlık ve huzurla nice güzel bayramlar nasip etsin hepimize... :) Bayram 4 gün malum. Ben de en sevdiğim kombinimi sizlerle paylaşıyorum... :)

Triko hırka : İçine gri badi ile kullandım. YKM den almıştım.Sırf o yaka süsü için... :) 45 tl.
Etek:Sürekli  takip ettiğim bir mağaza var. Oradan indirimden aldım. Etek, korse, cep uçları ve düğme altlarındaki dantel detayları hareket katmış. Dikmek isteyenlere fikir olabilir... :)) 25tl.
Ayakkabı: Herhangi bir ayakkabıcı, o da indirimden... :) 9.90 tl.

Bu bayram da böyle biterrrr..:) Nice bayramlara tekrar... :)


6 Kasım 2011 Pazar

HAYIRLI BAYRAMLAR... :)

Evett tatlılar yapıldı, bayramlıklar alındı, evler temizlendi, eller öpüldü ve öptürüldü ve bir bayram daha geldi. :))

Yapım aşamalarının % 90' ı ablama, % 10 ' u bana ait olan bayram tatlımız. % 100 u bana ait olursa eğer ben artık büyümüş olacağım... :))

Tarife gelince şöyle; 1 yumurta, 1 çay bardağı sıvıyağ, 1 çay bardağı süt, 1 çay bardağı yoğurt, 1 çorba kaşığı sirke, 1/2 paket kabartma tozu, 1 çimdik tuz, aldığı kadar un. Bunlarla kulak memesi yumuşaklığında hamur elde edilir. En az 1 saat bekletilir. 11 bezeye ayrılır ve bir süre daha böyle bekletilir. Bu bezeler nişasta yardımıyla teker teker açılır. Daha sonra açılan hamura ceviz dökülür, oklavaya sarılıp büzüştürülür ve istediğiniz ölçülerde kesilir.
Kesilen tüm tatlılar tepsiye yerleştirilir ve eritilen 150 gr. tereyağı üzerlerine gezdirilir.

 
Şerbeti için; 4 su bardağı şeker, 3 su bardağı su kaynatılır, biraz limon damlatılır. Tatlımız sıcak, şerbetimiz ne sıcak ne soğuk iken üzerine yayılır. En az 24 saat geçtikten sonra tatlımız daha güzel oluyor.

Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Kurban Bayramının, yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle. Hayırlı bayramlar...



4 Kasım 2011 Cuma

BİR ADET KOMBİN VE PAZAR GANİMETLERİ...

Çoktandır kombin yayınlamıyorum, bugün içimden yayınlamak geçti. Pembe giydim diye mi acaba... :)))

Etek, klasik kat eteklerimden. İlk diktiğimde sizinle paylaşmıştım. Okulda ilk defa giydim. :)
Kazak ve etekle kombinlemek için pazarda tırım tırım aradığım bordo badim, ne kadar zormuş bu rengi bulması. Pazarda çok ucuza badi bulabiliyorken, bu badiye 2-3 kat fazla verdim mecburen. Ah bu benim badi takıntım. :))

Yazın aldığım nar çiçeği rengi ayakkabılarım için bu renk bir tunik istiyordum, bizim semt pazarında bulmak nasipmiş... :))

veeee bir adet gömlek..:))) Bazen pazarda şansa alıyorum bazı şeyleri, olmazsa veririm birilerine diye, gerçi bana olmazsa kimseye olmaz, malum S beden...:)) Cuk oturdu üstüme sanki benim için dikilmiş gibi...:)  Biraz kırışık, malum henüz yıkanıp ütülenmedi, kusura bakmayın efenim...:))

Bu arada bayram yaklaşıyor, evlerde son rötüşler yapılmaktadır eminim, herkese kolay gelsinnn, sevgiler...:))

2 Kasım 2011 Çarşamba

TRABZON HURMASI...:)

İlk olarak üniversitede yurtta kalırken yediğimi hatırlıyorum Trabzon hurmasını. Ondan önce ne yemiş, ne de görmüştüm açıkçası. Bir arkadaş alıp getirmişti ve ben domates sanmıştım. :)) Sonra zamanla öğrendik, hatta şu anda bahçemizde var. Tadı da çok güzel , tevekkül etmek için binlerce nimet var etrafımızda... :)

Çok faydalı olduğunu duymuştum. İşte sizinle paylaşmak istediğim faydaları..

A vitamini ve karbonhidratlarca çok zengindir. Kalp-damar sistemi hastalıklarının tedavisinde şifalıdır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmekte, sindirim sistemi hastalıklarına iyi gelmektedir. Aynı zamanda, günümüzde yaygın olarak görülen kanser hastalıklarından korunmada önemli bir yer tutmaktadır. Genel olarak Trabzon hurması zayıflığın giderilmesine, kansızlığa, vitamin eksikliğine, mide-bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Bu meyve yenmeye devam edilirse ishali kesmekte, iştahı açmakta, mideyi kuvvetlendirmekte, safranın hararetini gidermekte, mide gastritini önlemekte, bağırsak iltihabını iyileştirmektedir. Trabzon hurmasının yaprakları kaynatılıp sık sık saçlar yıkanırsa saçlara iyi gelir ve sık sık yüzler yıkanırsa cildi güzelleştirmektedir. Yaprakları ise kaynatılarak elde edilecek su temizlik işlerinde kullanılırsa, deterjan gibi temiz yüzeyler ve eşyalar elde edilmektedir” diye konuştu.

Trabzon Hurması aslında daha çok, Kocayemiş, Kara hurma .cennet hurması ,adlarıyla bilinir. Bol miktarda, Protein, karbonhidratlar, selüloz, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, tanen, potasyum, mağnezyum, A, B1, B2, B3, C vitaminleri.

*Peklik (kabızlık) giderici ve besleyici özelliklere sahiptir.
*İshal, iştahsızlık, gastrit, bağırsak iltihaplarının tedavisinde kullanılabilir.
* Kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.



30 Ekim 2011 Pazar

GEZMECE TOZMACA ve BİR ADET OKTAY USTA YEMEK KİTABI...:)

Sanırım ilk defa bir ikram sofrası yayınlıyorum. Okuldaki öğretmen arkadaşlarla ayda bir günümüz var. Bu haftasonu da 2. günümüzü gerçekleştirdik. Bu seferki günümüz bir bekar evinde olmasına rağmen, arkadaşımız bize birbirinden güzel ikramlar hazırlamış, ev arkadaşı da ona yardımlarıyla katkıda bulunmuş. Ellerine sağlık her ikisinin de...:))

Bu arada arkadaşımızın tariflerinin bir kısmı Oktay Usta yemek kitabından. İkramlıklar şu şekilde;

2 adet sodalı börek. Biri mantarlı, diğeri de kabaklı-peynirli. Tadlarını soracak olursanız inanılmaz güzel ve yumuşacık. Sodalı ve yumurtalı sos hazırlanıyor ve bu kullanılıyor. Hazırlanan börekler bir gece önceden dolapta bekletilip, ertesi gün pişiriliyor. Kesinlikle denenmesi şart... :))))
 Mercimek köftesi. Arkadaşım tarifi yine kitaptan almış. Ben normalde mercimek köftesi çok sevmem, ama buna bayıldım. Çok lezzetli olmuştu.
Bir diğer salata kuskus salatası. İçine garnitür, mısır, tavuk, közlenmiş kırmızı biber kullanılmış. Sonra yoğurtla ve mayonezle bütünleşen harika bir salata. Salata tariflerinize ekleyebilirsiniz. 
Gelelim tatlılara... Biri etimek tatlısı. Karamelize edilmiş şekerle etimek ıslatılıyor ve üstüne de puding, krem şanti. Tadı çok hafif ve lezzetli bir tatlı olmuştu.
Diğer tatlımız yine kitaptan seçilen bir tatlı. Elmalı toplar. Elmalar rendelenir, içine bebe büskivüsi, ceviz içi, limon kabuğu rendesi atılıp yuvarlak toplar elde ediliyor. Üstüne de çikolata sosu dökülüyor. Bu da denenecekler listesinde yerini aldı bile... :))


Bu arada saatler bir saat geri alındı. Yeni saate alışmak biraz zaman alır. :) Herkese güzel ve huzurlu bir hafta diliyorummmm, sevgiler. :)

27 Ekim 2011 Perşembe

HAYAT DEVAM EDİYOR...

Bir haftadır Türkiye gündemi bizleri derinden üzen olaylarla meşgul. Bu sebepledir ki, elim bir türlü yeni post hazırlamaya varmadı. Ama hayat devam ediyor işte, ateş düştüğü yeri yakıyor. Bize düşen ise olanlardan dersler çıkarmak ve bolca dua etmek. Sanırım ülkemiz ve milletimiz olarak buna şu sıralar çok ihtiyacımız var....

Bu postumda sizlerle nette görüp yapmak istediğim ve nihayet geçen Pazar deneme fırsatı bulduğum hazır yufka mantısından bahsetmek istiyorum. Sonuç gerçekten harika, biz beğendik. Tarif , tarif defterimde yerini aldı bile...

Ben kendi yaptığım malzemelerle anlatayım. İlk önce 200-250 gr kıyma, 1 soğan, tuz, karabiber ve yağ ile iç harç hazırlıyoruz. Aslında tariflerde çiğ de kullanılabilir diyor, ama ben tavada biraz malzemeleri pişirdim.

Ben 3 adet yufka kullandım. İlk önce yufkaları ortadan ikiye bölüyoruz, yağlayıp uç kısmına iç harç koyup sarıyoruz ve 2 cm olarak kesiyoruz. Tepsiye tekkk tekkkk diziyoruz ve üstünü tekrar yağlıyoruz.


Sonra mantılarımızı fırında üstleri iyice kızarana dek pişiriyoruz.

Bir yanda 750 ml su+bulyon tablet ile et suyu hazırlıyoruz. Eğer imkan varsa orijinal et su da hazırlayabilirsiniz. Bu et suyumuz sıcakken, nar gibi kızaran mantılarımızın üstüne suyu döküp, fırında bir 5-6 dk daha pişiriyoruz.

Bunu bir arkadaşım et suyu atmadan yapmış, ama kupkuru olduğunu söyledi, kesinlikle et sulu denenmeli. Üstüne sarımsaklı yoğurt ve yağda kızdırılmış kırmızı biber hazırlıyoruz. Biz beğendik, size de tavsiye ederim...



19 Ekim 2011 Çarşamba

18 Ekim 2011 Salı

SOSYETE PAZARI CİCİLERİ...

Her ne kadar dolabımı canlandırmaya karar verdi isem de, fiyat bakımından bana cazip gelen şeyleri kaçırmıyorum, ah biz bayanların şu nefsi... :))) İşte size birkaç parça sosyete pazarı ganimeti, öyle böyle değil, bayağı bir ganimet bunlar, fiyatı da çok ama çokkkkkkkkk makul... :)))

Evet ince triko bir elbise, astarlı... :)

Yine 2 parça 1 tl...:))) Biri koyu mor bir badi, diğeri de askılı bir elbise... :)))

Ciciş bir çanta, her kıyafetle de uyuyor nerdeyse.... 5 tl.. :)

Güle güle kullanayım inşallah, kendi kendime de güzel temennilerde bulunurmuşum..:)))



16 Ekim 2011 Pazar

BALIK MEVSİMİ GELİNCE...

Kışın hem faydalı, hem de çok zahmetli olmayan besin maddelerinden. Tavuğa göre de daha güvenilir sanki.. :))

Biz açılışı istavrit ile yaptık. Yanında salata ve helva, başka bir şeye gerek var mı, yokkkkk. :))

Yıkanıp temizlenen balıklar mısırunu, karabiber, tuz karışımına bulanıp kızartılır. Öncesi efenim, sonrası maalesef mideye iniverdi fotolamadan... :))


İşbölümü... Balıkların yapımı ablama, salata yapımı bana ait. Roka, maydanoz, havuç, kuru soğan, sos olarak da zeytinyağı, sirke, limon, tuz ve sumak....

Bu faydalı besini bol bol tüketmekte fayda var sanırım. İşte size birkaç fayda...

Bol miktarda B, A ve D vitamini bulunan balığın her yaşta insan için çok besleyici olduğunu dile getiren uzmanlar, şunları öneriyor: ''Balıkta doymamış yağ asitleri fazla. İçerdiği koruyucu yağ asidi ile balık, kalp hastalarının tercih etmesi gereken bir gıda. Bu özelliği ile tam bir kalp dostu. Balık üstelik kolesterol açısından da fakir bir et. Bu açıdan kırmızı ve beyaz etten daha sağlıklı olan balık, sağlıklı bir kalp için düzenli olarak tüketilmelidir.''

14 Ekim 2011 Cuma

YAĞMURLU BİR CUMA SABAHI VE İSKENDER...

Yağmurlu bir günde yapılabilecek en güzel aktivitelerden biri nedir, kitap okumak... İşte öyle bir Cuma sabahı ve fonda yeni aldığım  Elif Şafak kitabı İskender... :)))

Elif Şafak kitaplarını seviyorum. Geçenlerde arkadaşım tavsiye etmişti. Ben de aldım ve okumaya başladım. Güzel gidiyor, akıcı bir kitap...

Herkese hayırlı Cumalar, sevgiler... :)